Nasreddin Hoca “Ye Kürküm Ye” Fıkrası

Bir varmış bir yokmuuş. Nasreddin Hoca bir gün kasabaya yeni gelen zengin bir adamın verdiği davete çağrılmış. Hoca eski ve yamalı kaftanını giyip gitmiş. Kapıya geldiğinde görevliler onu süzüp içeri almak istememişler.

Efendi sen davetli misin? diye sormuşlar.
Hoca sakin sakin:
Evet, davetliyim, demiş ama üstüne başına bakıp inanmamışlar.

“Böyle kılıkla olmaz” deyip Hoca’yı kapıdan çevirmişler.

iceri alinmayan nasreddin hoca
Nasreddin Hoca "Ye Kürküm Ye" Fıkrası 3

Hoca hiç ses etmeden evine dönmüş. Bu sefer en gösterişli kürkünü giymiş, başına da koca bir sarık sarmış. Tekrar davetin kapısına gelmiş. Aynı görevliler onu görünce hemen eğilip bükülmüşler:

Buyurun efendim, hoş geldiniz!

Hoca içeri alınmış, en güzel yere oturtulmuş. Önüne türlü türlü yemekler gelmiş. Ama Hoca eline kaşığı almak yerine kürkünün yakasını tutup yemeğe batırmaya başlamış:

Ye kürküm ye… ye kürküm ye…

Masadakiler şaşkın:
Hoca ne yapıyorsun? diye sormuşlar:

Hoca gayet sakin cevap vermiş:
Az önce ben gelmiştim, beni içeri almadınız. Ama bu kürkle gelince baş köşeye oturttunuz. Demek ki bu yemekler bana değil, kürke veriliyor!

Sonra da eklemiş:
O zaman yesin bakalım hak eden!

Daha fazla Nasreddin Hoca fıkrası için bu kategoriye göz atabilirsiniz.

Benzer İçerikler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu