Ela ve Zamanın Sırrı

Bir zamanlar, küçük ama hareketli bir kasabada Ela adında bir kız çocuğu yaşardı. Ela çok zeki ve hayal gücü geniş bir çocuktu, fakat bir sorunu vardı: Sabırsızdı. Bir şey hemen olmazsa sıkılır, yarım bırakır ve başka bir şeye geçerdi. Resim yapmaya başlar, beş dakika sonra bırakır kitap okur, birkaç sayfa sonra sıkılır, hatta arkadaşlarıyla oyun oynarken bile çabucak vazgeçerdi.

Bir gün kasabaya yaşlı bir saat ustası geldi. Herkes ona “Usta Kemal” diyordu. Küçücük dükkanında eski saatleri tamir eder, durmuş olanları yeniden çalıştırırdı. Dükkânın vitrininde türlü türlü saatler vardı: Guguklu saatler, cep saatleri, büyük duvar saatleri… Ama hepsinin ortak bir özelliği vardı: Hepsi sabırla yapılmıştı.

Ela bir gün vitrinin önünde durup saatleri izlerken içeri girmeye karar verdi. “Bu kadar çok saati nasıl tamir ediyorsun?” diye sordu.

Usta Kemal gülümsedi. “Zamanla,” dedi.

Ela kaşlarını çattı. “Ama ben hemen öğrenmek istiyorum. Bana saat tamir etmeyi öğretir misin?”

Usta Kemal başını salladı. “Öğretirim,” dedi. “Ama bir şartla: Sabretmeyi öğrenmelisin.”

Ela kendinden emin bir şekilde, “Ben sabredebilirim!” dedi. Ama aslında bunun ne kadar zor olacağını henüz bilmiyordu.

Ertesi gün Ela dükkana geldi. Usta Kemal ona bozuk bir saat verdi. “Bunu tamir etmeye çalış,” dedi.

ela ve usta kemal
Ela ve Zamanın Sırrı 5

Ela hemen işe koyuldu. Saatin arkasını açtı, içindeki küçük dişlilere baktı. “Bu çok kolay!” dedi. Ama birkaç dakika sonra dişliler birbirine karıştı. Ela sinirlendi. “Bu saçma! Neden hemen olmuyor?” diye bağırdı.

Usta Kemal sakin bir şekilde yaklaştı. “Çünkü her şeyin bir zamanı vardır,” dedi. “Hata yapmak öğrenmenin bir parçasıdır.”

Ela dudak büktü ama tekrar denedi. Bu sefer biraz daha dikkatliydi. Yine de kısa sürede sıkıldı. “Ben yapamıyorum,” dedi.

Usta Kemal ona küçük bir kum saati verdi. “Bunu görüyor musun?” dedi. “Bu kum saati dolana kadar sadece tek bir işe odaklan. Ne olursa olsun bırakma.”

Ela kum saatine baktı. Kumlar yavaş yavaş akıyordu. İçinden “Bu çok uzun sürecek,” diye geçirdi ama söz verdiği için devam etti. İlk başta sıkıldı, sonra dikkatini toparladı. Dişlileri tek tek yerleştirmeye başladı. Zaman geçtikçe elleri daha dikkatli hareket ediyordu.

Kum saati bittiğinde Ela başını kaldırdı. Saat hala çalışmıyordu ama bu sefer farklı bir şey hissetti. “Biraz daha iyi oldum,” dedi.

Usta Kemal gülümsedi. “İşte bu,” dedi. “Başarı, bir anda gelmez. Küçük adımların birikimidir.”

saatci kemal
Ela ve Zamanın Sırrı 6

Günler geçti. Ela her gün dükkana geldi, kum saatiyle çalıştı. Başta zorlandı, sıkıldı, hatta birkaç kez bırakmak istedi. Ama her seferinde biraz daha sabretti. Zamanla saatlerin içindeki düzeni anlamaya başladı. Dişlilerin nasıl uyum içinde çalıştığını gördü.

Bir gün Usta Kemal ona yine bozuk bir saat verdi. Ela derin bir nefes aldı, dikkatle çalışmaya başladı. Bu kez acele etmedi. Sabırla her parçayı yerine yerleştirdi. Bir süre sonra “tik tak… tik tak…” sesi duyuldu.

Ela’nın gözleri parladı. “Çalıştı!” diye bağırdı.

Usta Kemal başını salladı. “Evet,” dedi. “Çünkü sen de onunla birlikte çalıştın.”

usta kemal
Ela ve Zamanın Sırrı 7

Ela o gün çok önemli bir şey öğrendi: Sabır, sadece beklemek değil; vazgeçmeden devam etmektir.

O günden sonra Ela artık başladığı işleri yarım bırakmamaya çalıştı. Resim yaparken daha uzun süre odaklandı, kitapları bitirdi, arkadaşlarıyla oyunlarını sürdürdü. Her şey bir anda mükemmel olmadı, ama her gün biraz daha iyi oldu.

Kasabadaki insanlar Ela’daki değişimi fark etti. Artık o sadece zeki değil, aynı zamanda kararlı bir çocuktu.

Ve Ela her “tik tak” sesinde şunu hatırladı: Zaman, sabredenler için en iyi öğretmendir.

Melisa (Yazar)

Bir okul öncesi öğretmeni olarak uzmanlığımı, sitemizdeki her masalın pedagojik açıdan doğru ve çocuğunuzun gelişimine uygun olmasını sağlamak için kullanıyorum. Amacım, hayal gücünü güvenle besleyen içerikler sunmak.

Benzer İçerikler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu