Kuşların Sırrını Çözen Çocuk

Çok eski zamanlarda, yaşlı bir tüccar varmış. Napoli yakınlarında karısı ve oğlu Emir ile birlikte yaşarmış. Emir çok akıllı ve becerikliymiş. Kuşları çok severmiş. Ufak heybesine ekmek kırıntılarıyla, buğday, darı gibi tahıllarla doldurur, bütün gün ormanda kuşlara yem verirmiş. Bir süre sonra kuşlar da Emir’den kendilerine bir zarar gelmeyeceğini anlamış ve onu çok sevmişler. Bu iyi yürekli çocuğun ellerine, omuzlarına konmaya, yemlerini onun elinden yemeye, ona en güzel şarkılarını söylemeye başlamışlar. Gel zaman git zaman, Emir kuşların dilini öğrenmiş.
Günlerden bir gün, Emir’in babasının uzun bir yolculuğa çıkması gerekmiş. Baba, oğlunu da yanına almış. Yolculuklarının dördüncü gününde baba oğul güvertede denize bakarlarken, yanlarına iki martı konmuş. Martılar çığlık çığlığa bağrışıyorlarmış. Emir büyük bir ilgiyle onları dinliyormuş.
Babası merak etmiş:
“Ne diyor bu martılar?”
Çocuk omuzlarını silkip konuşmak istememiş, ama babasının ısrarı karşısında dayanamayıp işittiklerini söylemiş:
“Bu geveze kuşlar saçmalıyor baba. Diyorlar ki, çok yakın bir zamanda şans bana gülecekmiş. Hatta sen benim elime su dökecekmişsin. Annem ise kurulanmam için havlu tutacakmış!”
Baba çok kızmış. Oğlunu hırsla itivermiş. Çocuk böyle bir şeyi beklemediği için, zaten dalgalar tarafından bir o yana bir bu yana sallanan geminin güvertesinden denize düşmüş.
Deniz çok dalgalı olduğundan çocuğu bulamamışlar.
Bir süre sonra oradan geçen bir başka geminin yolcuları, azgın dalgaların arasında, suyun üstünde kalmaya çalışan çocuğu görmüşler. Hemen gemiden bir sandal indirip çocuğu kurtarmışlar. Gemi çok uzak bir ülkeye gidiyormuş. Geminin kaptanı, çocuğu o ülkenin kralının hizmetine vermiş.
O günlerde kral çok kederliymiş, çünkü bir süredir üç koca kara karga çevresinde ayrılmıyormuş. Muhafızlar ne yapsalar, ne etseler kargaları kovalayamıyor, kargaların “gak gak” seslerinden kral kurtaramıyorlarmış. Kargalar gece bile krala rahat vermiyor, penceresinin önünden bir an bile ayrılmıyorlarmış.
Emir kargalarla sohbet etmeye başlamış. Onlara neden krala rahat vermediklerini sormuş. Meğer kargalar kraldan kendilerine hakemlik etmesini istiyorlarmış! Üç de karga kralı olmak istiyor, ama kimin kral olacağına karar veremiyorlarmış. Kralın seçeceği karga, kargalar dünyasının kralı olacakmış! Emir bunu krala anlatmış. Kral kargaların ne istediklerini anlayınca çok sevinmiş. Yeniden yaşama sevincine kavuşmuş, canlanmış. Kargaların en yaşlısını “kargalar kralı” olarak seçmiş. Böylece, kargalar uzaklardaki ülkelerine doğru uçup gitmişler.
Kral, Emir’e ödül olarak hem ülkesinin yarısını hem de bir tanecik kızını vermiş. Kızından başka çocuğu olmayan kral, kendisi zaten yaşlı olduğundan, krallığının yönetimini de tümüyle Emir’e bırakmış.
Emir çok iyi yürekli bir kral olmuş. Herkese yardım eder, yoksulları yedirir ve içirirmiş. Bir gün sarayına uzak diyarlardan iki yaşlı insan gelmiş.
Çocuk Masalları, Kısa Hikayeler ve Bilmeceler





