Ayı ile Tavşan’ın Dostluğu

Bir varmış bir yokmuuş… Uzak dağların ardında, rengarenk çiçeklerle süslü, kuşların hiç susmadan şarkı söylediği büyük bir orman varmış. Bu ormanda birbirinden farklı birçok hayvan yaşarmış. Kimi güçlü, kimi hızlı, kimi de çok akıllıymış.
Ormanın en iri hayvanlarından biri olan Koca Ayı, dışarıdan bakıldığında biraz sert görünürmüş. Kalın sesi ve ağır adımları yüzünden herkes ondan çekinirmiş. Oysa Koca Ayı’nın kalbi, bal kadar tatlıymış.
Aynı ormanda yaşayan minik tavşan ise meraklı, neşeli ve çok çalışkanmış. Gün boyu zıplayıp yeni yerler keşfetmeyi sever, karşılaştığı herkese gülümsermiş.
Bir gün tavşan, ormanın derinliklerinde dolaşırken eski bir köprünün yıkıldığını fark etmiş. Bu köprü olmadan dereyi geçmek mümkün değilmiş. Üstelik karşı kıyıda yaşayan hayvanlar yiyecek bulmakta zorlanıyormuş.
Tavşan hemen yardım istemek için koşmuş. Ama hayvanların çoğu, “Bu iş çok zor.” diyerek geri dönmüş. Sonunda Koca Ayı’nın yanına gitmeye karar vermiş.
“Bay Ayı, köprüyü birlikte tamir edebilir miyiz?” diye sormuş.
Ayı hiç düşünmeden gülümsemiş.
“Elbette ederiz. Büyük işler tek başına değil, birlikte başarılır.” demiş.
Ertesi sabah erkenden işe koyulmuşlar. Ayı ağır kütükleri sırtında taşırken, Tavşan küçük dalları ve ip gibi kullanılabilecek sarmaşıkları toplamış. Saatlerce çalışmışlar. Gün batarken yeni köprü tamamlanmış.
Karşı kıyıdaki hayvanlar sevinçle köprüden geçmeye başlamış. Herkes Ayı ile Tavşan’a teşekkür etmiş.
O günden sonra ormandaki hayvanlar önemli bir gerçeği anlamış. Güçlü olmak tek başına yeterli değilmiş; akıl, emek ve yardımlaşma da en az güç kadar değerliymiş.
Koca Ayı ile Minik Tavşan ise en iyi dost olmuşlar. Birisi ağır yükleri taşırken diğeri çözüm üretmiş. Birlikte çalıştıkları her iş başarıyla sonuçlanmış.
Ve derler ki, o güzel ormandan yolu geçenler, hâlâ dere kenarında yan yana oturmuş sohbet eden bir ayı ile bir tavşanı görebilirmiş.
Masalın Öğüdü: Gerçek dostluk, farklılıklarımızı bir kenara bırakıp birbirimize yardım ettiğimizde güçlenir.





